Kadınlar, girişimcilik hayatına 32 yaşından sonra başlıyorlar


Son yıllarda dünyada ve ülkemizde kadın girişimciliğin geliştirilmesine yönelik çalışmalar söz konusu. Kamu kurumlarının hibe ve teşvikleri, özel sektör, kamu, sivil toplum kuruluşları işbirliği ile gerçekleştirilen çalışmalar, eğitimler -her ne kadar daha da geliştirilmesi gerekse de- önemli bir etkiye sahip.

Çeşitli araştırmalar ortaya koyuyor ki kadının girişimcilik yolunda en büyük destekçisi de bu yola çıkmasına en büyük engel de aile. “Kadınsan Yaparsın: Girişimciliğin Sancılı, Heyecanlı Yolları” kitabı sürecinde yaptığımız anket çalışmasında da bu durumu ortaya koyan sonuçlar ortaya çıkmıştı.

Geçtiğimiz yıl sonuçları açıklanan ve ODTÜ Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldız Ecevit Prof. Dr. Yıldız Ecevit ile Prof. Dr. İlknur Yüksel-Kaptanoğlu tarafından hazırlanan ve Garanti Bankası tarafından desteklenen Kadın Girişimciler Araştırması kapsamında Garanti Bankası’nın müşterisi olan kadın girişimciler ziyaret edilerek kendileriyle görüşülmüştü. Kadın Girişimciler Araştırması’nın öne çıkan sonuçları şöyle olmuştu:

Çocuk ve aile, girişimci olma yaşını yükseltiyor

  • Araştırma sonuçlarına göre, kadınlar girişimcilik hayatlarına ortalama 32 yaşından sonra başlıyorlar. Kendi işini kurma yaşının çok genç olmadığı, 25 yaşından daha genç kadınlar arasında girişimciliğe başlamanın az olduğu görülüyor.

  • Kadın girişimciler, kendi işlerini daha erken yaşlarda kurmak istemiş olsalar da, bunu ertelemelerinde ekonomiyle ilgili koşulların yanı sıra evlilik ve çocuk bakımı sorumluluklarının hafiflemesini beklemelerinin de etkisi var.

  • Ülkemizde kadınların ev dışında çalışmalarının çocukları olumsuz etkileyeceğine yönelik yaygın bir kanı var. Bir annenin çocukları küçükken çalışmaması gerektiğini düşünenler araştırmaya katılanların yüzde 55’ini oluşturuyor.

  • Kadın girişimcilerin pek çoğu, özellikle derinlemesine görüşmelerde çocuk sahibi olmak istediklerini veya küçük çocuklarının bakımını güvenilir kişilere teslim edemediklerini, dolayısıyla onların büyümesini bekledikleri için hayallerindeki işi kurmakta geç kaldıklarını söylüyorlar.

Eğitim, özgüveni artırıyor

  • Kendi işini kuran kadınların daha çok, yüksek öğrenim görmüş kadınlar olduğu açıkça görülüyor. Kadın girişimcilerin yüzde 61’i üniversite veya yüksek lisans diplomasına sahipler.

  • Girişimci kadınlar, mimarlık bürosu açmaktan turizm işletmesi yönetmeye kadar geniş bir yelpazede mesleki uzmanlıklarını kullanıyorlar. Yüksek öğrenim görmek, aynı zamanda kadınların kendilerine olan güvenlerini artıran önemli bir etmen.

  • Öğrenciliklerine dair anlatıları, kadın girişimcilerin üniversite yıllarında maddi zorluklar başta olmak üzere birçok sorunla karşılaştıklarını, bunların çözümünde gösterdikleri iradenin de kendilerine olan güveninin artmasında ciddi ölçüde rol oynadığını gösteriyor.

  • Bir üniversiteye devam etmemiş olanların gecikmiş yaşlarına rağmen yüksek öğrenim görmek için açık öğretim başta olmak üzere çeşitli yolları denemeleri, aralarında hala öğrenci statüsünde bulunanların olması, eğitime verdikleri önemin işareti.

Girişimci kadınların en büyük desteği, eşler

  • Türkiye’de istihdam edilen kadınların içinde evli olanların oranı yüzde 28 olarak tespit edilmiş. Yani evlilik, kadınların istihdama katılımlarını engelleyen önemli bir etmen. Bu araştırmaya katılan kadın girişimcilerin neredeyse dörtte üçünün evli olması, evli olmakla kendi işini kurup yürütebilme arasında daha sorunsuz bir ilişki olduğunu göstermesi açısından son derece önemli.

  • Kadın girişimcilerin en büyük destekçileri aileleri ve eşleri. Özellikle evli olan kadınlar açısından eşler, birinci derecede destek sağlayıcı kişi konumundalar. Evlenmiş kadınların yüzde 65’i iş kurma aşamasında eşlerinden destek aldıklarını belirtiyorlar. Eşlerden sonra baba (yüzde 59) ve anne (yüzde 54) desteği geliyor. Ailelerin iş kurma aşamasında kadın girişimcilere verdikleri destek, büyük oranda daha sonra da devam ediyor.

  • Evli kadın girişimciler, hangi tür destekler aldıklarına ilişkin sorulara da eşlerinin kendilerini önemli derecede destekledikleri cevabını veriyorlar.

Geçmiş iş deneyimleri çok önemli

  • Kadın girişimciler, işlerini kurmadan önce ev dışında ücretli veya maaşlı olarak çalışmış olmalarının ve elde ettikleri deneyimlerin ne kadar önemli olduğunu defalarca söylüyorlar. Kendi işlerini kurmadan önce başka işlerde çalışarak deneyim kazananların oranı yüzde 84.

  • Kendi hesabına bir iş kurmadan önce bir veya birkaç işte çalışmış olmanın en dikkate değer iki yararı, finansal sermaye ve sosyal sermaye birikimi yapabilmek.

  • İş kolları itibariyle bakıldığında ise, ticaret ve satış, kadınlar arasında en yaygın kabul görmüş faaliyet alanı.

Daha çok desteğe ihtiyaç var

  • 1990’ların ikinci yarısında başlayan ve 2000’lerde yaygınlık kazanan kadın girişimciliğini teşvik edici politika ve uygulamalar, kadınlar tarafından işletilen kuruluşların sayısının artmasında önemli bir etken olmuş.

  • 2000’li yıllarda, küçük ve orta boy işletmelerin ekonomiye katkılarını öne çıkaran elverişli bir ekonomik ve politik ortamın varlığı, KOSGEB gibi devlet kurumlarının, özel sektör kuruluşlarının ve kadın girişimciliğini teşvik eden KAGİDER ve KEDEV gibi sivil toplum kuruluşlarının sayıca artmasını sağladığı görülüyor.

  • Kadın girişimciler, daha çok devlet ve banka desteği alabilseler, işlerini büyüteceklerini ve çalışan sayısını da artıracaklarını söylemişler.

  • Kadın girişimcilerin; yüzde 51’i işlerini kendi isteğiyle kurmuş. Bu gruptaki kadın girişimciler arasında, girişimciliği uzun süredir hayal ettiğini ve hep aklında olduğunu belirten, bağımsız çalışmak ve söz sahibi olmak için girişimci olmak isteyen, hobisini işe dönüştüren, mesleği iş kurmasına uygun olan ve emeklilik sonrasında kendine yeni iş arayan kadınlar yer alıyor.

İş kurma aşamasında öncelikli sorunlar

En çok dile getirilen sorunlar arasında işi yürütmek başta geliyor. Kadın girişimcilerin yüzde 37’si işe ait bilgi ve beceri eksikliği, çalışacak personelin gereken nitelikleri karşılayamaması, ortaklarla doğan anlaşmazlıklar, iş yeri mekanının düzenlenmesi, çevreye uyum sağlama ve müşteri bulma gibi işin yürütülmesine yönelik sorunlardan söz ediyorlar. Kadın girişimcilerin işe başlarken dile getirdikleri sorunlardan biri de, özellikle işlerini kurma aşamasında teminat veremedikleri için bankalardan kredi alamamaları.

Kadın girişimciler, aile içinde çocuk bakımı, aileyi ikna edememek ve eşle ilgili sorunlar ile uğraşırken, erkek egemen iş piyasasında da kendilerini kabul ettirmek için çaba harcadıklarını ifade ediyorlar. İşin başlamasına ilişkin bürokrasiyle ilgili bilgi ve beceri eksikliği; resmi kurumlara yapılacak başvurular ile ilgili olarak karşılaşılan zorluklar kadın girişimcilerin yüzde 24’ü tarafından sorun olarak belirtilmiş.

• İşin yürütülmesi

• Sermaye bulunması

• Bürokratik işlemler

• Kadın olmak

• Aile ve iş yaşamı arasındaki dengeyi sağlamak

İş ve aile dengesi ekstra çaba gerektiriyor

Kadın girişimcilerin büyük bir bölümü, yoğun çalışma temposuyla ve erkek egemen bir ortam içinde çalışırken, aile yaşamları ile işleri arasındaki dengeyi kurmak için de ekstra çaba harcamak zorunda kalıyorlar. İş hayatı ve aile yaşamının birlikte devam etmesini sağlama konusunda çocuk bakımı (%48) ve herşeye yetişememek/yorgunluk (%31) diğer sorunların yanı sıra en sık dile getirilen sorunlar. Kadın girişimcilerin bu dengeyi kurmak için geliştirdikleri çözümler arasında birinci sırada ev işleri ve çocuk bakımı için ücretli (%47) veya gönüllü destek (%49) almak geliyor.


105 görüntüleme