KAGİDER Başkanı Sanem Oktar: 2025 yılına kadar 3 milyon kadının daha istihdama girmesini hedefliyoru


Directcomm ve limonsocial Yönetim Kurulu Başkanı ve Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Sanem Oktar ile söyleşimizin ilk kısmını çarşamba günü yayınlamıştık. İlk kısımda Sanem Oktar’ın girişimcilik hikayesini paylaşmıştık. Söyleşinin ikinci bölümü ise KAGİDER ile ilgili.

Ben, kendi kendime öğrendim. Çok zorlandım, para kaybettim, zaman kaybettim, emek kaybettim. Herkes aynı şekilde öğrenmek zorunda değil. Bu bilgiler aktarılabilir, insanlar cesaretlendirilebilir, yönlendirilebilir, ortak akılla daha iyi yapılabilir. KAGİDER, bunların yapıldığı yer.

KAGİDER ile nasıl tanıştınız?

2010 yılında KAGİDER (Kadın Girişimciler Derneği) ve Garanti Bankası’nın birlikte düzenlediği Türkiye Kadın Girişimciler Yarışması’na Garanti Bankası’nın yönlendirmesi ile katıldım. İlk 10’a kaldım ve KAGİDER üyeliği kazandım. KAGİDER ile tanışmam bu şekilde oldu.

İç sesim “Bir sürü işim gücüm var. Hem bir sürü kadınla ne yapacağım ben” şeklindeydi. İlk toplantılarına bu bakış açısıyla katıldım. İyi ki gitmişim.

KAGİDER üyeliği ile birlikte sizde neler farklılaştı? Neler öğrendiniz bu süreçte?

Bende iki şey çok farklılaştı. Birincisi; orada kendime benzeyen insanlarla, kadın girişimcilerle birlikteydim. İşimde ortaklarım vardı ama hiç biri kadın değildi. Bir girişimci, problemini başkasıyla konuşamaz ancak başka bir girişimci ile konuşur. Bana benzeyen, sorunları benim gibi olan insanlarla beraber oldum ve sorunlarımızı paylaştığımızı, projelerimizi oluşturduğumuzu görerek çok mutlu oldum.

İkincisi, Türkiye’de kadının durumunun farkına vardım. Rakamların ne kadar korkunç olduğunu gördüm. Ben “Kadın ve erkek eşittir. Kadın da erkek de ne yapmak isterse yapar. Bu, kişisel bir yetkinliktir.” diye düşünürdüm. Ancak fark ettim ki; Hayır, bu kişisel bir yetkinlik değilmiş. Toplumda kadınlar ve erkekler fırsatlara eşit olarak ulaşamıyorlar. Bu farkındalık oluşunca komitelerde çalışmaya başladım. Geçen mayıs ayında da başkan oldum. Özetle, KAGİDER bende farkındalık ve mutluluk yarattı.

Kadın girişimcilere ilişkin gözlemleriniz neler oldu?

Ben dahil her girişimciye mutlaka birkaç kişi “Olmaz”, “Deli misin”, “Otur evinde” demiştir. Kadın girişimci, o aşamayı geçiyor. Bir tane şansı var ve sürekli kendini kanıtlamaya çalışıyor. Herkes “Sen ne iş yapıyorsun ki? Para kazanabiliyor musun?” diye soruyor. Ancak ne zaman ev, araba alıyor, o zaman “Bizim kız iş yapıyor” oluyor. Yani ondan önce yaptığı iş de iş sayılmıyor. Batsa ikinci şansı yok. Kadın bunlarla mücadele ediyor. Kadın girişimciler, bu yollardan geçtikleri için zaten oldukça törpülenmiş oluyorlar. Mücadeleciler, çalışkanlar, optimistler. Kadın, iletişime çok açık ve çok samimi.

KAGİDER’e üye olmak için koşullar neler?

Öncelikle şirketin üç yıldır ayakta olması gerekiyor. Türkiye’de şirketlerin yüzde 85’i ilk üç yılın sonunda kapanıyor. Üç yılı tamamlamak ve en az üç çalışanınızın olması önemli. İstihdam yaratmanın çok önemli olduğuna inanıyoruz. Kadınlar, kadınlara daha fazla istihdam yaratıyorlar. O yüzden KAGİDER’in misyonu, kadını girişimcilik yoluyla güçlendirmek. Mikro girişimcilik değil, bahsettiğimiz. İşletme kurun, istihdam sağlayın, bu ekonomik olarak sizi güçlendirsin, sosyal olarak güçlenin, karar alıcı olun. Şu an KAGİDER’in 314 üyesi var.

Eylül ayında Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) ile Kadın Tedarikçiler Sergi ve Forumu düzenleyeceksiniz. Bu çalışma ile amaçlanan ne?

Kadın şirketini kuruyor. İhtiyacı olan, ürününü satmak. Ürününü Türkiye’de de yurtdışında da satabilir. Kadınların işlerini satabileceği bir fuar yapalım istedik. ITC, bunu çok iyi yapıyor. Daha önce Meksika, Ruanda, Brezilya’da yaptı. ITC’ye “Gelin bunu İstanbul’da yapalım. Türkiye’den hatta Balkanlardan kadın girişimciler gelsin. Turizm, tekstil ve bilişim üzerine odaklanalım” dedik. Şirketlerinde yüzde 51 hisse sahibi olan kadınlar gelsinler ve başvursunlar. Onları satın alımcılarla, dünyadaki büyük markalarla bir araya getirelim. Online olarak ihracat eğitimleri verelim. Herkesin randevularını ayarlayalım. Çağrım şu; ürün ve hizmetlerinizi satmak istiyorsanız KAGİDER’in web sitesinden form doldurun, eğitimlere katılın ve bu fuarın bir parçası olun.

KAGİDER’in hedefleri ve stratejileri neler? Neler yapmak istiyorsunuz?

Yönetime gelirken çok net hedefler koyduk. 2025 yılına kadar 3 milyon kadının daha istihdama girmesi. Yani 8 milyonlardaki rakamları 11 milyonlara, yüzde 41’ler seviyesine çekmeye çalışmak. Şu an yaklaşık 100 bin kadın girişimci dersek, 50 bin yeni kadın girişimciyi desteklemek. Bu sayısal hedeflere ulaşabilmemiz için elbette bir stratejimizin olması gerekiyor. Bunları şöyle sıralayayım:

1.”İşimi Kuruyorum” eğitimlerine offline olarak katılabiliyorsunuz. Eylül ayında hayata geçecek olan KAGİDER Pusulamız var. Işık Üniversitesi ile birlikte yapıyoruz. Online olarak sisteme girip girişimciliğe ilişkin deneyim paylaşımıyla öğrenme sürecini gerçekleştiriyorsunuz. Mentorluk çalışması yapıyoruz. Başvuruyorsunuz. İhtiyacınızı belirliyoruz. Bizim mentorlarımız var. Ben de onlardan biriyim, bu konuda eğitim aldım. Bir yıllık bu program kapsamında ayda bir gün, yaklaşık üç saat bir araya geliyoruz. Avrupa Birliği’nin metodolojisine göre çalışıyor ve ölçümlüyoruz.

2. İstihdamdan bahsediyorsanız, özel sektörün bu işin içinde olması lazım. FEM sertifikasını (Fırsat Eşitliği Modeli) Dünya Bankası ile geliştirdik. Şirketlerin insan kaynaklarına gidiyor ve “”İşe alımlarda kadın ve erkeklere eşit fırsatlar tanıyor musun? Kariyerlerinde öyle yaklaşıyor musunuz? Yoksa hala prezantabl bayan diye mi arıyorsunuz? Kreş var mı?” gibi sorular soruyoruz. Bazı işletmeler çok istekli bizi denetleyin diyorlar. Denetim firmaları, süreçleri inceliyor, iyileştirme ihtiyaçlarını ortaya koyuyor. Üç ile 9 ay arasında değişen bu süreç sonunda FEM sertifikası vererek kadın dostu şirketler oluşturuyoruz.

Bunun yanısıra şirketlere tedarik zincirleri ile ilgili “Kadınlardan satın alma yapıyor musunuz? Kaç tane kadın tedarikçiniz var?” ve benzeri soruları yöneltiyoruz. “Onlar böyle bir havuzdalar onlardan alabilirsin” diyoruz. Ayrıca Kadın Liderler Projemiz var. Kadın yöneticilerle bir araya gelip bilgi paylaşıyoruz.

3. OECD raporlarında Education, Emloyment ve Entrepreneurship (Eğitim, İstihdam ve Giirşimcilik) olarak ifade edilen 3E birbirine bağlı. Ben de üniversite mezunuyum, bir şirkette istihdama girdim ve sonra girişimci oldum. Kadın, bilgi biriktiriyor, sermaye biriktiriyor, sonra girişimci oluyor. Üniversite mezunu kadınların yüzde 78’i iş hayatına giriyor. Gençlik Grubu, bizim için çok değerli. Geleceğin Kadın Liderleri isimli bir projemiz var. Tüm Anadolu’da üniversitede okuyan, yüksek not ortalamasına sahip kız öğrencilerle eğitim programları yapıyoruz ve daha sonra onları büyük şirketlerle bir araya getiriyoruz. Microsoft ile Digidays’i organize ederek kız çocuklarının teknolojinin önemini fark etmesini amaçlıyoruz.

4. Brüksel’de bir ofisimiz var. AB’nde yapılan çalışmaları takip ediyor ve görüş veriyoruz. Birleşmiş Milletler Ecosoft üyesiyiz. Her yıl BM’e gidiyor ve iyi bir projemizi sunuyoruz. Yurtdışındaki kadın dernekleri ile görüşüyor ve geçen yıl oluşturulan W 20’nin başkanlığını üstleniyoruz. Mayıs ayında da Çin’e gideceğiz.

5. Ankara’da bir temsilcimiz var. Bir çok yasa çıkıyor ve bunlara ilişkin görüş veriyoruz. Kreş, en önemli konulardan birisi. Kadının istihdamda kalabilmesi için gerekenler, kadın girişimcinin ihtiyaçları ve benzeri konularda görüş bildiriyoruz.

6. Bir çok çalışma yapabilirsiniz ama aşağıya yansımadığı sürece çok bir şey ifade etmiyor. Toplumsal Etki Grubumuz aracılığı ile kadın dernekleri ile işbirlikleri yapıyoruz.

7. Altyapı Grubumuz, finansa erişim konusunda destek veriyor. Networkleri birbirine bağlıyoruz.


49 görüntüleme