Meltem Kurtsan: Organizasyon kurup onu çalışır vaziyette devretmeyi bildim


Eczacı, Kurtsan Şirketler Grubu’nun 2004-2013 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanı, MK Danışmanlık Kurucusu ve KAGİDER (Kadın Girişimciler Derneği) Kurucu Başkanı olan Meltem Kurtsan, şu anda Bodrum’da Herbafarm adını verdiği çiftliğinde doğal yaşam ve sağlıklı beslenme konularında araştırmalar yaparak tıbbi bitkiler yetiştiriyor, MK Danışmanlık bünyesinde eğitimler tasarlıyor ve Otacı – Kurtsan Grubu’nda “etkin hissedar” olarak şirketlerinin büyüme sürecini izliyor.

DÜNYA Gazetesi’ne yeni başladığım 1999 yılında önce Davos’ta "Geleceğin Global Lideri" olarak duymuştum ismini. 2002 yılında KAGİDER Kurucu Başkanı olduğunda ise tanışmıştım. KADINSAN YAPARSIN BULUŞMALARI Bodrum organizasyonunu gerçekleştirirken kendisiyle yolumuz kesişti. Çünkü Meltem Kurtsan son yıllarda Bodrum’da kendisine keyif alacağı bir alan oluşturmuş.

“Doğada tedavi oluyorum, dünyam değişiyor. Bir ağaç dikiyorum, onun büyümesini izliyorum, buduyorum, ona emek veriyorum, ağaca aşı yapıyorum, ördeklerimi büyütüyorum. Doğa; izleme, öğrenme ve ruhumu tedavi etme süreci” diyor. İş kurma amacıyla yola çıkmamış Meltem Kurtsan. Ancak hem eczacı, hem iş kadını olunca projeler oluşmaya başlıyor elbette. Kurtsan “Oradaki keçi boynuzu ağacına vuruldum. Hiçbir çaba harcamıyorsun ve o meyve vermeye devam ediyor. Her sene, bir ton keçiboynuzu üretiyor. Bense araştırıyorum, bir marka oluşturuyorum ve bu markayla keçi boynuzu unu üretiyorum.

Şu anda amacım, piyasaya keçi

boynuzu vermek değil. Benim amacım, çiftliğimde üretilenin boşa gitmemesi. Hammadde benim araziden çıkıyor ve üreticiler buluyorum. Zeytinleri sıkıyorum, pekmez, salça üretiyorum. Bunları ticari olarak yapmıyorum. TATUTA (Tarım, Turizm, Takas) çiftliğine başvurdum, oldu. Ancak burada yapacağım işlerin beni boğmasını istemiyorum” diyor. Herbafarm Çiftliği’nde yakında atölyeler ve etkinlikler başlayacak.

İlk etkinlik, 27 Mayıs’ta gerçekleşecek Bodrum Bitkilerini Tanıma Atölyesi. 2 Haziran’da da KADINSAN YAPARSIN BULUŞMALARI’nı Bodrum Yalıkavak’ta bulunan Herbafarm Çiftiği’nde gerçekleştireceğiz. Herbafarm Çiftliği ile ilgili detaylı bilgilere: www.herbafarm.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Meltem Kurtsan önemli tecrübelere sahip. Kendisi ile Cihangir’deki ofisinde kısa bir söyleşi gerçekleştirdik:

KAGİDER’in oluşma sürecini kısaca hatırlatabilir misiniz? TÜSİAD “Kadın Erkek Eşitliğine Doğru” isimli kitabı yayınlamış ve bu kitapta yer alan tavsiyeleri takip etmek üzere Kadın Erkek Eşitliği Çalışma Grubu’nu kurdurmuştu. Bana da Çalışma Grubu’nun başkanlığını teklif ettiler. O dönemde Birleşmiş Milletler Avrupa Komisyonu Türkiye’den 5-6 kadını ödül vermek üzere Cenevre’ye davet etti. Birbirini tanımayan kadınlar olarak kendi başımıza Cenevre’ye gittiğimizde bir çok ülkenin dernekleriyle gelmiş olduklarını gördük. O dönemde TÜSİAD’da bir platformda başkan olduğum için kadın dernekleri beni ziyaret ediyorlardı ve Türkiye’de aslında ne kadar büyük bir kadın hareketi olduğunu öğrenmiştim. Bu platformda çalışırken iş kadınlarını toplayan bir derneğin olmadığını fark ettik. TÜSİAD’daki kadınlar ve çağırdıkları arkadaşlarıyla birlikte 75 kişi bir toplantı yapıp iş sahibi kadınlarla ilgili bir dernek kurmaya karar verdik. Belgelerini yetiştiren 37 kadın ile 12 Eylül 2002'de KAGİDER'i kurduk. TÜSİAD bize o dönemde önemli destek verdi ve biz sonrasında kendi kanatlarımızla uçtuk. Bazıları “KAGİDER’i TÜSİAD kurdurdu” dedi. Öyle bir şey yok. O bir platform sağladı, bu fikri destekledi. Mecidiyeköy’de bir ofis bulduk, imece usulüyle ofisin eşyalarını topladık. 2003 yılında da Türkiye AB Entegrasyon süreci başladı. AB fonları gündeme geldi. AB, o dönemde fonları verecek İngilizce bilen ve proje yazan muhattap bulamıyordu. Biz, bir örnek olduk. Ben başkanlığı bırakırken 10 senede 1 milyon Euro fon almıştık. AB ile olumlu bir havanın olduğu, Türkiye’nin büyüdüğü bir dönemde kuruldu KAGİDER. Kadın gazeteciler, bize çok destek verdi ve kucakladılar.

Aslında 2002 sizin için bir anlamda farklı farklı Meltem’leri tanıdığınız bir yıl. Bir yandan KAGİDER, bir yandan kendi girişiminiz olan MK Danışmanlık. Tüm bunlar olurken de aile şirketi tecrübeniz devam ediyor. O dönemde babam hayattaydı ve işi pek de bırakmak istemiyordu. Zaten son sözü o söylüyordu. İş kurmam için bir motivasyonum daha vardı. Oğlum, İngiltere’de okuyordu ve masrafları yüksekti. Bunun için para kazanmam gerekiyordu. Aile şirketlerinde hakettiğin maaşın tespiti çok zor. Ailen senin değerini bilmiyor. Sen de dışarıda çalışıyor olsan ne maaş alacağını bilmiyorsun. Her şeyin kontrolü babada. “Başka yere de gidemezsin” diyor. Zaten Otacı’nın sahibi olarak başka yere nasıl iş başvurusunda bulunacaksın. Şubat 2002’de MK Danışmanlık kurdum.

Bir STK başkanı, bir girişimci ve bir aile şirketi Yönetim Kurulu Başkanı olmuş Meltem Kurtsan'ın ortak noktaları neler sizce? Ben, organizasyon kurup onu çalışır vaziyette devretmeyi bildim. Şu anda işimi de devrettim ve çalışmasını izliyorum. “İlla başında ben olayım, şirket benimdir” ya da “Bu derneği ben kurdum” demiyorum. Biliyorsunuz muadil derneklerin başkanları 30 yıl başkanlık yapıyorlar. Bunun örnekleri çok. Daha ilk tüzüğü yazarken “Bir başkan, iki dönemden fazla başkan olamaz” diye ben yazdım. Ve bu sayede KAGİDER güçlü bir şekilde ilerliyor. Elbette çok gurur duyuyorum KAGİDER’in çalışmalarıyla. Yeni yönetim, Ahde Vefa toplantıları yaptı, hepimizi bir araya getirdi. Bahsettiğiniz üç durum da farklı yapılar. Bunlarda ortak noktam; ikna ve uzlaşma oldu sanırım. Aile şirketlerinde profesyonellik ve duygusallıktan uzak olmak çok önemli. Oradaki sorunların çoğunun işin kendisi ile bir ilgisi olmuyor aslında. O yüzden bulduğum yöntem, profesyonelleşme oldu. Böylece aile sorunları, şirketin dışına taşınabiliyor. Paydaşlara karşı sorumluluğun farkında olmak önemli.

Otacı ile olan bağlarınızı gevşetme süreci nasıl oldu? Babamı 2004’te kaybettim. İşe gelebildiği son gün, başkanlığı bana devretti. Kendi işimi kapamadım ancak o süreçte oldukça sekteye uğradı elbette. Annemle ve profesyonel ekiple beraber çok ciddi kararlar verdik. Ürün gamını seyrelttik, zarar ettiren satış noktalarından çıktık. Daha küçüldük ve daha odaklandık. Şirketi 10 senede yaklaşık 4 misli büyüttük. Fabrikayı ve ofisi taşıdık. Sonrasında içim rahat biçimde “şirketi yeni nesile hazırlamak lazım” dedim. Babamın döneminden bir Genel Müdürümüz var. Ben de ona bırakıp çekildim. Kendimi yavaş yavaş etkisiz hale getirmeye çalışıyorum. İnsanın kendisini etkisiz eleman haline getirmesi egosuyla çok mücadele etmesini gerektiriyor. Oğlum ve kardeşimin kızını Yönetim Kurulu’na aldık. Dışarda çalışıyorlar ama Yönetim Kurulu'nda işi öğreniyorlar. Profesyonel bir ekip var.

En çok hangi noktalarda zorlandınız? Olayların sizinle alakalı olmadığını, sizi en çok üzen şeylerin aslında sizinle ve yaptıklarınızla ilgili olmadığını ayırt edebilmek çok önemli. Bunun farkında olabilmek ve kendini koruyabilmek gerekiyor. Benim kendimi koruyamadığım zamanlar oldu, bir çok badire atlattım. Hala koruyamadığım zamanlar oluyor ama en azından kendimi kontrol altına almaya çalışıyorum.

#meltemkurtsan #otacı #herbafarm #bodrum #yalıkavak #kagider #kadıngirişimci #kadınsanyaparsın #tubailze

959 görüntüleme